Farklı söylenişleri
ERDEBİL DERGÂHI
Ziyaretle ilgili bilgi / anlatı
Dersim’in, Raa Haqi toplulukları açısından taşıdığı anlamı kavrayabilmek için, bölgeye dair bugüne dek dışarıdan üretilmiş bilgilerin eleştirel bir gözle yeniden değerlendirmesini yapmayı önermektedir. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte hem devlet aygıtları hem oryantalist anlatılar tarafından “sorunlu”, “itaatsiz”, “ilkel” ve “mistik” olarak konumlandırılan Dersim, bu gibi dışsal bakış açılarıyla haritalandırılmış, sınıflandırılmış ve nihayetinde kültürel asimilasyon politikalarına maruz bırakılmıştır.
Yapının yenilenme durumu
Hayır
Kaynak kişinin ilave notları
Bu yaklaşımlar, bölgenin kendi dinsel ve kozmolojik anlam dünyasını görünmez kılmış, onu yalnızca yönetilmesi gereken bir “öteki” olarak resmetmiştir. Oysa Raa Haqi inancı çerçevesinde Dersim, jiār u diyār (kutsal coğrafya/toprak/vatan) olarak adlandırılan “yaşayan bir kutsal diyardır” (başka deyişle bir “kültürel coğrafyadır”); burada dağlar, nehirler, ağaçlar, çeşitli kutsal objeler ve taşlar insanlarla, atalarla ve batıni varlıklarla ilişki kuran canlı aktörlerdir. Bu çerçevede jiare adı verilen kutsal mekânlar, yalnızca ziyaret edilen alanlar değil; maneviyatın, ahlakın, hatırlamanın, siyasetin ve toplumsal belleğin kurucu unsurlarıdır. Özellikle ocak-talip ilişkilerinin zayıfladığı modern dönemde, talipler bireysel ve mekâna dayalı bir dindarlıkla jiarelerle doğrudan ilişki kurarak inançlarını yeniden üretmişlerdir. Bu bağlamda, maddenin temel amacı, Dersim’i yalnızca idari ya da etno-politik bir alan olarak değil, kutsallığı, hafızayı ve direnişi iç içe barındıran bir “kutsal-siyasal topoğrafya” olarak ele almak ve dışsal epistemik kurguların ötesine geçen yerli bir bilgi rejimi önermektir.
Fotoğraflar